1922 TARİHLİ KÜRT OTONOMİSİ KANUNUNUN METNİ

1922 TARİHLİ KÜRT OTONOMİSİ KANUNUNUN METNİ
12068/82

42.BELGE

E65/96/3553SAYI /308

İSTANBUL , 29 MART 1922

Sir Rumbold’dan Lord Curzoun’a (3 Nisan’da ulaştı)
Lord’um

1- Kürt’ler hakkında, geçen 12 Ocak’taki 53/ sayılı yazı ve önceki mektuplarıma
işarettir. Güvenilir bir kaynağın raporundan, araştırma ve otonom bir Kürt yönetiminin
kurulması için ‘’Türk Kemalistlerin’’ Büyük Millet Meclisinin bir heyetinin oluştuğu
konusunda sizi haberdar etmekten bahtiyarım. Bu yakınlarda, bir raporla bereber
bir kanun projesi hazırlığını Meclis’e sundular. Kanun Meclis’te görüşülmeye ve
araştırmaya açılır açılmaz birden, Salih Efendi (Erzurum Temsilcisi), Yusuf İzzettin
Paşa (Bolu Temsilcisi), Rakip Bey (Amasya Temsilcisi), Hakkı Hamid Bey(Sikope
Temsilcisi) ve Selahaddin Bey’den (Mersin Temsilcisi) oluşan düşman ve kızgın bir taraf
meydana geldi.
2- Yusuf İzzettin Paşa, Rakip Bey, Hakkı Hamid Bey, Koçgiri Kürt’lerinin hareketinin
araştırma için gönderilen heyetin temsilcileriydiler.
3-Düşman tarafın görüşü, çoğunluğun oyuyla alındı. Toplantının 10 Şubat’a ertelenmesine
ve üzerinde gizlice görüşme yapılmasına karar verildi. Hazırlanan bu plana
göre iş yürüdü. Ulusal Savunma Partisi’nin çok sayıda üyesi buna karşı durdu. Kanun
taslağına karşı olan üye sayısı 74 tü. Bazı üyeler de ne tarafa oy vereceklerinden emin
değildiler. Ulusal Savunma Parti’si lideri, bütün üyelere acil olağanüstü bir nota gönderdi
ve hepsinin oylamada hazır bulunmalarını ister.
4-Salih Efendi oturumu açtı ve konuşmasında sert bir şekilde, önerilen kanunuda
istendiği gibi Kürt meselesinin bu basitlikte çözülemeyeceğini ifade etti. Bu da, bazı
kârlı tarafların gerçekleri perde arkasında saklamaları konusunda üyelerin çoğu için şaşırtıcı
değil. Eğer istekler Kürt’ler tarafından tahrik edilmişse o zaman iyi olan Mustafa
Paşa’nın onlarla (Atatürk- S.G) sessiz bir şekilde muamalede bulunmasıdır. Koçgiri isyanı
sebebiyle hapsedilenlerin hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Ülkenin çıkarları hatırına, İnceleme Komisyonu’nun yaptığı önerilere kanunda tam bir önem verilmesi
gerekiyor. Öyle görünüyor ki Cevdet Paşa, Koçgiri Kürt’lerine karşı her türlü düşmanlığı
yaptı. Bizim, Yunanlı’lara karşı savaşta olduğumuz bir zamanda bu meselenin bu şekilde
çözülmesi mümkün değil. Hareket, İngiltere Devlet’nin yönetimi ve tutumunun
zorbalığına tepki olarak Hilafet karşısında meydana geldi. Şiddetin kullanılması meseleyi
sadece daha da karışık hale getirir. Kürdistan’da isyan olduğunun bilinmemesi bilgisizliktir.
Artı yeter bu kadar köyün yakılması! Hareket, Emir Faysal ve İngiliz’ler tarafından
destekleniyor. Ülkenin çıkarları için bu mesele, şiddetin kullanılmasından uzak
bir şekilde çözüme kavuşturulmalı.
5-Salih Efendi’nin konuşmaları anında Ulusal Savunma Partisi üyeleri, konuşmalarını
ifade ediyorlardı ancak, diğer üyeler tarafından destekleniyorlardı. Bunlardan bazıları
şunlardı: Lafit Bey (Malatya), Haydar Bey (Van), Abdulgaffur Bey (Kars), Emin
Paşa (Sivas) ve Rasim Bey. Bunların konuşmaları bezginlik yaratmaktan öteye gitmedi
ve bu, Erzurum temsilcisi Durek Bey’in hoşnutsuzluğuna neden oldu ve şunu der:
‘’Meclis, tam olarak çocuk okuluna benziyor’’
6-Gürültünün sona erdirilmesi için bazı üyeler, Salih Efendi’nin görüşleri üzerindeki
görüş ve inançları değiştirme ve Cevdet Paşa’dan daha fazla rapor ulaşana dek toplantının
ertelenmesi önerisinde bulundular.
7-Öneri alındı ve oturum sona erdi.
8-Aşağıda gelen, 1922 tarihli Kürt otonomisi kanunu taslağının özetidir.
(1) Türkiye Büyük Millet Meclisi, medeni isteklere göre Türk ulusunun ilerlemesinden
emin olmak maksadıyla, Kürt ulusu için kendi çıkarları, adap ve duygularıyla uyuşacak
otonom bir yönetim kurmayı kendi görevi bilir.
(2) İkamet edenlerin çoğunluğunun Kürt olduğu bölgelerde, bu ulustan olan uygun
şahsiyetler tarafından genel bir otoritenin seçilmesi mümkündür. Genel Vali’nin yardımcısıyla
beraber, Büyük Millet Meclisi tarafından Türk ya da Kürt olması mümkün
olan bir müfettişe karar verilmesi.
(3) Büyük Millet Meclisi’nin, idari işlerde becerikli, toplumda ismi duyulan ve genel
olarak Kürt ulusu tarafından saygı gösterilen biri olması şartıyla Genel Vali’yi seçme
yetkisi var.
(4) Genel Vali, 3 yıl için seçilir. Bu üç yılın sonunda, ya ölüm ya görevden alınmasıyla
Kürt Ulusal Meclisi tarafından yeni bir Genel Vali belirlenir. Eğer Kürt’lerin çoğunluğu
önceki Genel Vali’nin kalmasını isterse aynı kişi görevinde kalabilir.(5) Ve yine Büyük Millet Meclisi, Genel Vali yardımcısı (Türk ya Kürt olabilir)
belirler. Bununla beraber bu, doğrudan Kürt Ulusal Meclisi tarafından da seçilebilir.
Genel Vali, Genel Vali Yardımcısı ve de müfettişin onay için Ankara hükmetine verilmesi
gerekiyor.
(6) Ulusal Kürt Meclisi, Doğu Vilayetleri’nde genel seçimle oluşturulur. Meclis, üç
yıllık bir süre için görevde olacak. Her yıl 1 Mart’ta açılacak ve toplantıları 4 ay boyunca
devam edecek. Eğer Meclis, bu süre içinde işlerini tamamlayamazsa, bu süre üyelerin
çoğunluğu ve Genel Vali’nin isteği üzerine uzatılır.
(7) Büyük Millet Meclisi’nin, sivil ve idari kurumların görevlileri tarafından haksızlık
yapılmaması için doğu bölgelerinin idari gelir ve harcama bütçesine bakma hakı
vardır. Meclis, ülkede gelişme ve ilerleme konusunda tam bir karar verme hakkına sahiptir.
Bütün bu kararlar, Büyük Millet Meclisi’nin haberdar olması için Ankara hükümetine
verilmeli.
(8) Genel Vali ile Kürt Ulusal Meclisi arasındaki anlaşmazlık ve farklılıkta, Büyük
Millet Meclisi son kararını verir ve her iki taraf bunu uygulamalı.
(9) Sınırlara, ortak bir komisyon tarafından karar verilecek. Kürdistan Bölge
Yönetimi Van, Bitlis, Diyarbakır vilayeteri, Dersim Sancağı ve kaçtane daha kaza ve
nahiyeden oluşacak.
(10) Kürdistan İdaresi için, bölgelerin adap ve örf özelikleriyle uygunluk gösterecek
bir adalet sistemi kurulacak. Bu sistem şimdiden resmi uzmanlardan oluşacak. Bunun
yarısı Türk yarısı Kürt olacak. Türk’lerden birinin emekliliği durumunda bir Kürt bunun
yerini alabilir.
(11) Bu kanunun uygulandığı günden, savaş yardımı adına ya da ne şekilde olursa
olsun hiçbir vergi yüklenmeyecek. Bölge halkının üzerindeki bütün resmi vergiler, bugünden
ittibaren yasaklanacak ve vergi, yılda bir defa topanacak. Büyük Millet Meclisi
ve Ulusal Kürt Meclisi’nden ortak bir komisyon tarafından belirlenen gelirin bir bölümü
Ankara hükümetine verilecek.
(12) Doğu vilayetlerinde, kanun ve anayasanın uygulanması için bir jandarma tugayı
oluşturulacak. Kürt Ulusal Meclisi, bu kurumun idaresi kanununu koyacak. Ancak
jandarma idare başkanlığı yüksek rütbeli Türk subayların elinde olması gerekiyor ta ki
hizmetlerine ihtiyaç olacak vakte kadar.
(13) Türk ordusundaki Kürt ve Türk subay ve askerler, barış gerçekleşene kadar yerlerinde
kalacaklar. Bundan sonra isteyen herkes kendi bölgesine ve yerine dönebilir.ûn hejmar 39, payîz 2008
72
(14) Barış gerçekleştikten sonra, savaş zamanında ve savaştan sonra el koyulan çiftlik
hayvanları ve malzemeler, değerine göre, vergisi alınacak ve vergi, 12 aylık süre içinde
verilmeli.
(15) Türk dili, Kürt Ulusal Meclisi, Genel Valilik ve hükümetin idaresinde kullanılacak
tek dil olacak. Her halükarda, Kürt dili okullarda kullanılması mümkün. Genel
Vali, gelecekte Kürt idaresinin resmi dili olarak tanınması konusunda bunun bir temel
olmasını talep etmemeleri şartıyla Kürt dilinin kullanılmasını teşvik edebilir.
(16) Kürt Ulusal Meclisi’nin üyeleri bilim yerleri, hukuk ve tıp fakülteleri kurabilirler.
(17) Kürt Ulusal Meclisi, Genel Vali’nin onayı olmadan hiçbir vergi şeklini uygulayamaz.
(18) Ankara’daki Büyük Millet Meclisi’ne danışılmadan ve oranın onayı olmadan
önce hiçbir kanun çıkarılamaz ve hiçbir karar verilemez.
Bu özetle, Kürt temsilcilerin kanun projesini niye olağan dışı bir şekilde geriye attıklarını
ve bu projenin karşısında durduklarını anlıyoruz.
Saygılarımla...
Horace Rumbold
Yüksek Temsilci
Dışişleri’nin İngiliz Belgeleri: Dışişleri Bakanlığı’ndan Rapor ve Evraklar, Gizli Matbua:
Bölüm 2, Sıra B, Cilt 3, Türk Dirilişi 1921-1923, Editör Robin Bidwell. S.62-64.

kaynak : bırnebun dergısı

Hiç yorum yok:

  © Blogger template 'Minimalist H' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP